Kategoriler
ANNE-ÇOCUK

Sağlıklı Anne Çocuk İlişkisi Nasıl Kurulmalı?

Onu Koşulsuz Sevin!

Çocuk dünyaya geldiğinde ilk ilişki kurduğu kişi annesidir. Bu ilişki sevgi temelinde ise çocuk mutlu ve paylaşımcı bir birey olarak hayata hazırlanır. İlerleyen hayatında ve yaş aldıkça kuracağı yeni ilişkilerin yönünü sağlam olarak kendi duyguları ile inşa edebilir. Annesiyle güvenli, sevgi ve saygı temelli bir ilişki kuran birey, ruhsal açıdan gel-gitler yaşamadığı için ilişkileri sağlam ve uzun vadeli sürmekte. Çocukların kendilerini güvenli ve ruhsal açıdan sağlıklı bireyler olarak hissetmeleri ilerde kuracakları kendi ailelerinde sevgi, şefkat ve güven temeline dayalı, sağlıklı ortamlar için zemin hazırlar.

Ona Güvenin!

Doğum sonrası başlayan ve ilerleyen yaşlarla devam hayatlarında en büyük ihtiyaçları bakım, sevgi ve güvendir. İlk andan itibaren sevgi ve ilgi ile büyütülmeleri çocuklarda temel güven duygusunun gelişmesini sağlarken, yaşamsal alanlarında kendilerini daha iyi ifade etmelerini de sağlıyor.. Çocuğun fiziksel ihtiyaçlarının çok iyi karşılanması onun bedensel gelişimi destekler. Gösterilen sevgi ve şefkat, doğdukları andan itibaren konuşarak ilişki kuran bebeklerinin sosyal becerilerinin daha iyi geliştiği gözlemlenerek ispatlanmıştır. Çocuk yürümeyle yavaş yavaş bireysel varlığını daha hissetmeye başlar ve varlıklarının ispatına çalışırlar. Annelerin bu dönemde çok kaygılı ve devamlı takipte kalarak çocuklarını tedirgin etmeleri sonucunda, çocuk sınırlarını belirleyemez ve hırçınlaşmaya başlar. Çocukların yaşadığı çevre içerisinde bazı sınırlarını olması gerekir. Bu sınırlar çizilirken, sevgi, şefkat, güven ve kurallar çerçevesinde çocuğu korkutmadan tesis edilmelidir. Demokratik davranma ve disiplin uygulama konusunda denge kurulmalı ve bu dengenin kurulması için ise anne ve babanın bir arada hareket etmesi çok önemlidir. Tam aksi davranan anne ve babaların çocukları güvensiz ve içine kapanık oluyor.

Ona Örnek Olun!

Çocuk yetiştirmek çok yorucu ve sabır isteyen uzun bir serüvendir. Bu yolda ilerlerken tükenmiş ve çok çaresiz hissedebilirsiniz. Yapılan bilimsel birçok çalışma ailelerin sosyo-ekonomik durumlarına bakılmaksızın zaman zaman negatif ebeveyn tutumları sergiledikleri saptanmıştır. Negatif ebeveyn davranışları, tehdit etme, bağırma ve fiziksel şiddet gibi davranışları kapsar. Bu kötü ve yaralayıcı davranışları çocuğunuza ya da evde bulunan diğer kişilere sergilediğinizde çocuk hem ruhsal olarak etkilenmekte hemde farkında olmadan sizi kopyalamakta. Ne kadar zorlanırsanız zorlanır bunu konuşarak ve sabrederek halledin. Unutmayın ki gelecek nesiller toplumun en küçük parçası olan aile yapısında şekillenmekte. Çocuğunuza devamlı dert yanmayın ya da yaptıklarınızı başına kalkmayın! Ona sadece hislerinizi açın ve bazen ondan yardım isteyin.

Kategoriler
ANNE-ÇOCUK BESLENME- SPOR GENÇLİK YAŞAM

Çocuklardaki Stresle Başa Çıkmanın Yolları

Çocuğunuzun da sizin gibi düşünen, üzülen ve sorgulayan bir bireydir. O nedenle sizin yaşadığınız birçok sıkıntıyı onunda yaşayabileceğini aklınızdan çıkartmamalısınız ve ona o şekilde yaklaşmalısınız. Stres yönetimi en önemli sorunlardan biridir. Stresin ana kaynağı kaygıdır. Kaygı insan beynini kemiren ve birçok hastalığa zemin hazırlayan en büyük tehdittir.


• Çocuğa yaklaşırken sabırlı ve anlayışlı olmak gerekir. Senin ne derdin var? Neyi stres yapıyorsun? Geçim derdin mi var? Asıl ben çekiyorum, diyerek küçümsemeye başladığınızda çocuk beyni daha fazla kaygılanacak ve birde sizi üzdüğü için strese girecektir. Bu nedenle çocukla konuşurken onun çocuk olduğunu unutmadan dikkatli,sabırlı ve onun anlayacağı kelimelerle konuşmak çok faydalı olacaktır.

• Çocuğunuzun endişesi ya da  sorunu ne ise anlamak için bir süre sadece onun konuşmasına izin verin. Çocuğunuz size kendini açacak ve mutlaka konuşarak anlatmaya çalışacaktır. Konunun ne olduğunu öğrendiğiniz de ise sakin kalarak ve onun söylediklerinin hiçbirini küçümsemediğinizi ve dalga geçmediğinizi ona hissettirin. Sizinde üzüldüğünüzü ve nasıl çözebileceğinizi konuşarak karar verin.

• Bir yetişkinle konuşur gibi yaklaşın, bu duruma  canını sıkmasını, mutlaka bir çözüm yolu olduğunu anlatmalısınız.  Sorundan kaçarak ya da öteleyerek kurtulamayacağını, stres yaptığı şeyle yüzleşmesi gerektiğini ve bu durumun üzerine gitmesi gerektiğini yapıcı bir dille anlatmalısınız.

• Çocuklar bazen çok basit olayları kafalarında büyütürler, bazense olay çok ciddidir anlatamaz ve altında kalırlar. Çoğu zaman ise yapmak istedikleri fakat yapamadıkları bir şeyi dahi kafalarına takabilirler. Onlara hayatta hiçbir insanın mükemmel olmadığını, herkesin hata yaptığını ya da birçok insanın korkularının olduğunu anlatmalısınız. Hayatta birçok şeyi imkân ve kapasite ölçüsünde yapabileceğimi bazen eksik kalan şeylerin zamanla tamamlanarak yapılabileceğini anlatın. Çünkü hayatta yaptıklarımız olduğu kadar yapamadıklarımızın da olabileceğini ona ikna edici şekilde anlatmalısınız.

• Ebeveynler olarak sizlerde olaylar karşısında nasıl tavır aldığınızı düşünmelisiniz. Çocuklar kendilerine rol model olarak anne ve babalarını seçerler. Ve bazen isteyerek bazen de istem dışı sizin karakteristik özelliklerinizi taklit ederler. Kısaca siz ne kadar sabırlı, pozitif  ve olaylar karşısında sağlıklı davranışlar sergilerseniz çocuğunuz da o kadar pozitif yaklaşacaktık karşılaştığı sorun ya da sıkıntılara.

• Çocuğunuz hata yaptığında güzel bir dile ve küçük kelimelerle ona hatasını anlatın. Güzel bir şeyler yaptığında onu tebrik edin, alkışlayın ve onu yüreklendirecek davranışlarda bulunun. Çünkü özgüveni yüksek çocuklar hayatta daha güçlü bakarlar, buda onların  stresle daha kolay başa çıkabilmelerini sağlar.